aras_mhp

aras_mhp

kardeşlerim

ÜLKÜCÜLÜK NEDİR

22/6/2007

Ülkücülük Nedir

Ülkücü Hareket

Ülkücülük, beynelminelci (Enternasyonilst) değil millîdir.

Ülkücülük, kozmopolit değil, milliyetçi karekterlidir.

Ülkücülük, zulmü deüğil adaleti, inkarı değil teslimiyeti, isyanı değil itaati, cehaleti değil ilmi, korkuyu, nefreti değil sevgiyi, savaşı değil barışı, kavgayı değil hoşgörüyü saglamayı arzular.

Ülkücülükte "Hak güclünün değil, haklınındır."

Ülkücülükte, dünya nimetleri gasbedilmez paylaştırılır.

Ülkücülük, insanın iki dünya saadetini temin etme düşüncesinde olduğu için maddî kalkınmayla beraber manevi kalkınma hamlesine önem verir.

" Ülkücülüğümüz; Türk Milleti'ni en kısa zamanda, en üst seviyesine çıkarmak; mutlu, müreffeh hale getirmek, bağımsız, hür, kendi haklarına sahip bir hayata kavuşturmaktır."

Siz büyük Türkiye'yi gerçekleştirecek olan Ülkücüler!

Siz Oğuzların, Kürşadların; Alparslanların, Fatihlerin, Yavuzların, Abdülhamidlerin, Yunus Emrelerin, Mevlanaların, Hacı Bektaşların, Sütçü İmamların; Dilşad Sultanların, Nene hatunların, Gevher Nesibelerin, Malhun Hatunların torunları olan Ülkücüler;

"Gafillerin ardında Allah'ı anan; kacanların ardında vuruşan, ölüler arasında diri olan gibidir." kutlu Peygamber sözünün muhatıbı olmak için çalışın.

Yolunuz açık olsun. Cenab-ı Allah, taşıyamayacağımız yükü omuzlarımıza yüklemesin. Yüce Yaradan kendi dini için gayret eden herkese yardım etsin.

Ülkücü Olma Gururu (Dinleti)

Orta mektepte idik...

Materyalist bir resim ögretmenimiz vardi. Kadincagiz "devrim yolunda" çogu erkekten daha erkekti. Öyle zannediyorum ki cesareti hükümetinden ve sayilarinin çoklugundan geliyordu.

O yillarda ülkücü ögretmen kitligi mi vardi nedir, okullarda ki ülkücü ögretmenleri nazar boncugu gibi görüyorduk. Uzatmayalim, bizim matematik disinda bütün derslerimiz iyi. Ögretmenlerin nazarinda sempatikligimizden kaynaklanan kredimiz de mevcut.

Türkçe ögretmenimiz zaman zaman tonton yanagimizi sIkarak "kizimi sana verecegim" derdi. Ne yapalim emir büyük yerden!... Hiç görmedigimiz bir yavuklugumuz olmustu.

Resim ögretmenimiz "Allahsizlik hastaliginin" tezahürü olarak cami resmine tahammül edemez, münasip bir dille cami resmi yapmamizi tavsiye ederdi (!). Biz ise ona inat ulu ustamiz Mimar Sinan'a tas çikartircasina cami resimleri yapardik...

O gün en arkadaki siramda oturmus resim yapiyordum. Arkadaslar da ögretmenle sohbet ediyorlardi. Yanimdaki arkadasin dürtmesiyle konusmaya dikkat ettim. Resimci bayan (hâsâ) "Allah insanin kaderine ne karisir. Herkes kaderini kendi çizer" gibi lâflar ediyordu.

Serde ülkücülük var! Haydi diyen birkaç bakisin tesvikiyle ögretmen bayana itiraz ettik. Müslümanin kader anlayisini bildigimiz kadar anlattik...

O tenefüs, isin o kadar basit olmadigini; müslüman mahallesinde salyangoz satmaya çalisan bu kadina haddini bildirmek gerektigini sinif arkadaslarimiza duyurduk... Ímza toplayip sikâyet edecegiz! Bu arada "solcu" çocuklar olan biteni hiç beklemeden gidip anlatmislar. Biz de imza, dilekçe derken baktik ki Nasrettin Hoca'nin fil hikayesindeki gibi ortada kalmisiz. Din söz konusu olunca bize burunkiviran hizli mücahit (!) kardeslerimiz "babam kizar. Tesekkürüme mani olurlar. Ögretmenlerle arami açamam gibi

ulvî sebeplerle yan çizdiler.

Yeterli imza çikmadigi için biz sikayetten vazgeçtik, fakat is burada bitmedi. Olaydan bütün okulun haberi oldu. Ayni gün cografya dersindeyken kapi tikirdadi, resim ögretmeni perisan vaziyette "ablasini" çagirdi. Biraz sonra hisimla içeriye giren cografyacimiz "kizil" gözlerini gözlerime dikerek; "Bu sinifta ezilmesi gereken birkaç böcek var!" diye hirladi. Diger günlerde bayagi korktugumuz- çünkü lakabi püsküllü belâ idi- o ögretmenden ilk defa, bütün hiddetine ragmen korkmamistik... Üstelik zaferle sonuçlanmasa bile bir galibiyet hazzi tasiyorduk...

Arkadaslar yaptigim resimlere imzasini atarak 9-10 aliyorken, ben iyi resimlerden zayif aliyordum. Ee ne de olsa adamlar haktan, hukuktan, insancilliktan, demokrasiden ve dahi fikir hürriyetinden yanaydilar...

Bozkurtlu kolye yüzünden müdür beyin attigi dayagi saymazsak, ülkücü olmanin cezasini (!) çekmeye baslamistik. Hadiseden sonraki ilk bayrak töreninde kulagima egilen Türkçe ögretmeni; "Artik cumhurbaskani bile olsan kizimi sana vermiyecegim" demis, yavukludan da olmustuk!

Beden egitimci ve digerleri daha beterdi....

Ülkücülügün kolay birsey olmadigini, "ülkücüyüm" demenin insana mesuliyet yükledigi gibi çileye hazir ol dedigini idrak etmeye baslamistik.

"Hiç kimsenin tesiri ve baskisi altinda kalmadan" ülkücü olmustuk ve ülkücü olmanin gururunu yasiyorduk. Bu haz insani öyle bir kusatiyordu ki, dayakmis, horlanmakmis, iskenceymis... belanin bin türlüsü viz geliyordu.

O tarihten bugüne kadar yirmi sene geçti. Biz hep büyüdük. Bizim yüzümüz tokatlanmaktan, sirtimiz kursunlanmaktan kizariyordu. Onlarin ki bugün utançtan kizariyor... (herhalde)

Biz ülkücü olmanin ve ülkücü kalmanin iftihariyla mestiz.

Íyi ki ülkücü olmusuz. Íyi ki ülkücülükte çile varmis.

Íyi ki ülkücülük kolay degilmis...

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder
2 yorum yazilmistir

2008-02-03 19:19:27 - ülkücülük şereftir

Yazan: cihangir
eyv.abi çok duygulandırdın bizi bizde ülkücü gençlik olarak yılmayacağız yıkılmayacağız
Bağlanti :: ::

2007-08-08 13:09:46 - gerçekler..

Yazan: turkiyegercekleri
devlet bahçeli kim?
devlet bahçeliğinin kimliği
ve yahudi olduğuna dair nüfus kayıt bilgileri
ülkü ocakları ve gerçekleriyle!!!

sadece gerçekler...
www.turkiyegercekleri.blogcu.com
Bağlanti :: ::

« Önceki -